Ahşap Tekneler ve Türkiyede Tatil İmkanları

Daha öncede bahsettiğimiz gibi burada yazdıklarımız bizim Akdeniz de gördüklerimiz yaşadıklarımız ve duyduklarımızdır. Abartısız denizci ve kaptan gözü ile doğayı severek, ve kullandığımız yatın nasıl kollanması gerektiğini ve emniyeti düşünerek,  gezilen bölgelerde misafirlerin üzerinde görülen olumlu etkiler izlenerek anlatılmıştır.

Bunun için söz edilen yerler karşılaştırılmış ve avantajlı bölgeler tespit edilmiştir. öncelikle baz aldığımız yerler; bakir koylar, kristal deniz, doğası ormanı ve antik şehitleri ile uğrayan insanların hayranlığını kazanmış bölgelerdir.

Her tür insanın, bir müddette olsa uğradığı, yaşadığı, geçmiş ile irtibat kurup öğrendiği

Ve bizim gezdirdiğimiz  guruplar içersinde hiç kimsenin şikayet etmediği ve gördüklerinden şükranlık duyan insanların duyguları ölçü alınmıştır.

Güney Avrupa nın snt trope sahilleri gibi sadece birbirlerine en lüx ve ihtişamı göstermek isteyen en son model ve en büyük yatların  gövde gösterisi yaptığı sahiller  değil buralar. veya çin Seddi gibi sahil boyunca denize paralel dağların koyları kıskandığı için yer vermediği hırçın sahillerde değil, yatların marinalardan başka barınak yerlerinin olmadığı sahiller hiç değil. ancak her tür yatın gelebileceği barınabileceği ve burada olmaktan büyük keyif aldığı medeniyetlerin geçiş kapısı batı Anadolu ve ege kıyılarıdır bahse konu olan.

İnsanlarının misafirperverliğinin tüm dünyada bilindiği, güvenilir, ilginç, güler yüzlü  mutlu ve yardımsever olduğu, sulak  bereketli topraklar  ve güneşin ülkesi Anadolu dur(Türkiye)bahsettiğimiz.

Güvenilir insanları, güvenli toprakları ve denizidir anlatmak istediğimiz  her milletten insanın rahatça gezdiği eğlendiği özgür olduğu  memlekettir ve misafir olduğu için korunan, hak ettiği hürmeti ve saygıyı gören ve misafirlerini asla kimsenin  rahatsız etmediği ülkedir Anadolu.

Günün her saatinde denize girebileceğiniz ne denizinden ne derininden korkmadan serinleyebileceğiniz, kumsalında korkmadan koşabileceğiniz, her köşesinde farklı renk ve süprizlerle karşılaşabileceğiniz Eğe dir  ve  Akdeniz dir anlatmaya çalıştığımız.

Bakir ve korunaklı koylar ve doyumsuz gün batımları ve sonrasındaki unutulmaz Akdeniz akşamları dır  anlatmak istediğimiz,farklı atmosfer farklı doyumlar farklı eğlence anlayışıdır. Ama öylesine güzel öylesine sakin ve  tatminkardır ki dolaşırken bu medeniyetlere beşik olmuş sularda  yatınızın anlamını size verdiklerini  yeniden hatırlar, verdiğiniz kararın  buna değdiğini anlarsınız .

İşte bu sebeptendir ki Türkiye de yat turizmini biz diğer ülkelere tercih ettik, tavsiye ettik  ve deniz sever leri  heveslendirmek için yazıyoruz. yazdıklarımız kaptan ve denizci doğruları, duyguları ve tecrübeler sonucudur abartısız.

Öncelikle Akdeniz de salınan o güzeller güzeli yatları davet ediyoruz ülkemize. parlak güneşi, dantel koyları, kristal denizi paylaşmayı teklif ediyoruz. Akdeniz mutfağını ve hala çokça muteber organik  meyve ve sebze lezzetlerini, kavimler kapısı olan ülkemizin yemek çeşitlerini zengin kültürünü teklif ediyoruz .

Eğer yatınız yoksa Akdeniz in becerikli ustalarının yaptığı geleneksel ama yeni teknoloji ile desteklenmiş ve güçlendirilmiş ahşap işçiliğinin nadide örnekleri ile yapılan dayanıklı,zarif ekonomik Türk ahşap yatlarını tavsiye ediyoruz .bu yatlarla yat içindeki istediğiniz hacim ve rahatı bulacak istediğiniz dizaynı kendi ihtiyaçlarınıza  göre yada size gösterilen alternatiflere  göre seçebileceksiniz ve bu yatlara da dünyadaki pek çok ülkeden daha ucuza sahip olabilirsiniz.

Geniş salonu ve kabinleri ahşap malzemenin samimiyeti ve sıcaklığı ile deniz üstünde hareket eden villa rahatını bulabilirsiniz. Tatilinizi Türkiye nin bakir, güvenli ve güzel kıyılarında yapabilir, kalan zamanınızda yatınızı kiraya vererek yıllık bakım masraflarını belki de fazlasını geri alırsınız.

Ama yatınızı kiraya vermek istemezseniz, Yazın aile ve dostlarınızla kullanır sezon sonunda da  Avrupa daki marinalar ile kıyasladığınızda yatınızı daha ucuz olan Türk marinalarına bırakarak kışın yatınıza ne olduğunu düşünmezsiniz ve her fırsatınızda kullanabileceğiniz yatınız ve eviniz olur, istediğiniz koya körfeze yada sahil kasabasına götürebileceğiniz ve misafir olabileceğiniz.

Bahçelerdeki villalar gibi bağlı kalmadan bir yere, her gün başka koy ve sahil kasabalarında açarsınız gözünüzü. Akvaryum koylarda balık besler, serinler ve denizin size sağladığı özgürlüğü yaşarsınız doyasıya, beğendiğiniz yerde yemek yer yada beğendiğiniz yemeği siz yaparsınız. istediğiniz en bakir kumsallarda isterseniz yalnız olur yada hareketli sahil kasabalarının ritmine uyarsınız.

Antik harabelerin en güzel en korunaklı  yerlerde yapılmış olmasını görerek geçmişteki saltanatların zenginlik, ordular, güç ve  her şeye rağmen kaybolan izlerinde yaşamın ne denli kısa, zamanın ne denli kutsal ve  yaşadığınız anın ne kadar  kıymetli olduğunu anlarken, geçmişteki saltanatlar dan kalanların gördükleriniz kadar olduğunu anlar ve Anadolu insanının bu dünyaya bakışının çokta derin bağlarla olmayan gelip geçilen bu dünyanın üstünde yaptıkları evlerinin bile mütevazi olmalarının sebebini böyle anlarsınız , zenginlik ve saltanat isteklerinin  kalıcı olmadığını bildiğini ve sahip olduklarının yeteri kadarına şükran kar olduğunu  anlar ve kendi yaşam felsefenizi bile gözden geçirirsiniz.

Ünlü düşünürlerinden biri şöyle anlatır bu felsefeyi

Şu dünyada üç beş günlük ömrün var.

Nedir bu hanlar bu saraylar.

Ev mi dayanır bu sel yatağına.

Bu rüzgarlı yerde mum mu yanar.