Hakkımızda Hakkımda

Seyr-i Alem diye çıktık yola… Çocukluğumda motorsikletle dünyayı gezme hayalleri kurarken arkadaşlarıma cesaret vererek bunun zor olmadığını bir kolayının bulunabileceğini her defasında ayrı projelerle toplandığımız yerde anlatarak onlara cesaret verir benim gibi düşünmelerini sağlardım. sonra birgün meslek lisesini bitiriverdim tabii arkadaşlarımda kendi liselerini. Üniversite hayalleri uzun sürmedi kazananlar ve kazanamayanlar olarak çil yavruları gibi dağıldık ben istediğim bölümü kazanamadığım için çalışarak hayata başlamak istedim. Ama mümkünmü her fabrika ve her işveren askerliğimi soruyor ve iş bulma hayallerimi tüketiyordu. Çaresiz askere gidecektim ama karar arefesinde arkadaşımın çalıştığı denizcilik acentasına uğradım. Biz kararı haklı bularak ne zaman konusunda konuşurken, ofisten içeriye orta yaşlı iki kişi girmisti. önce acenta saibi ile sohbet ederken sonrada kendi aralarında gittikleri yerleri ve Amerikayı sanki kendi mahalle aralarını tarif eder gibi anlatmaya başlamışlardı. Çok etkilenmiştim sohbet sırasında denizci olmak istediğimi söyledim. Sanat okulu mezunlarının yağcı ehliyeti alma hakkı olduğunu öğrendim bu ehliyet başlangıç için fena değildi, dahası Dünyayı gezebilecektim Askerlik fikrimi askıya alarak işlemlere başladım ve sanırım 15 gün içinde denizci olmaya hazır ehliyetini almış denizciler kahvesindeki işsizler tayfasına aday olmuştum. Ama yazık iş bulmak o zamanda zordu . Sonra ilk işimi bir romorköre yağcı olarak buldum işte denizci olmuştum tarih -kasım 1977 işte o zamandan beri denizde calışıyor ve yaşıyorum.

Yağcılıktan makinistliğe uzanan yolda çocukluğumun hayallarine denizde kavuşmuştum. Dünyayı geziyordum işte. 12 yıl süren makinacılık hayatımda, yağcı,lostroma,fitter(kaynakçı,tornacı ve makina tamircisi) olarak Gemilerde çalıştım. Dünyanın denizle kıyısı olan pek çok ülkesini görmek ve yaşamak şansım ve kitap olacak maceralarım oldu. Hayallerim gerçek olmuş karada kazandığımdan fazlasını kazanmış dünya görüşüm gelişmişti. öyle ya gezmek her insana nasip olacak nimet değil. Hem sağlık, hem para, hem zaman ve önemlisi istek ister ne mutlu bunları benim gibi çalışırken hemde para kazanarak yapanlara. İşte bu nedenler beni yıllarca denizde tuttu. Bu arada yatlara olan merakım yüzünden az bir birikimle yat yapımına başlattım tabii ödemek için gemilerde çalışarak. Yarım yamalak bitirdiğimiz 13 metrelik yatı bir tırın üstünde Karadenizden Akdenize getirdik ve rahmetli babamızın da yardımı ile kimsenin tahmin etmediği şekilde bir ay içinde denize indirdik artık yatımız vardı ama ehliyetimiz makinist olmamız sebebi ile yatı kullanmaya müsait değildi.

Bir kaç yıl sahil güvenlik ile koy kapmaca oynadıktan sonra kaptan olmuştuk ancak iki profesyonel ehliyeti kabul etmeyen kanunlarımız makinist ehliyetimi de elimden almıştı. ama 12 yıl süren makinacılık ömrümde fiter olarak kaynak torna ve tamir onarım işlerinde tecrübe sahibi olmuş, bu süre içerisinde lostroma ve makinist görevlerimde önemli işler yaparak kaptan ve baş mühendisimin takdirini kazanmıştım. Hatta yurt dışında gemiye gelen tamir ekiplerine yardım ederken, teklifler almaya başlamıştım. Ancak tatil için geldiğim ülkemde artık yatım vardı ve bir otelin iskelesine bağlamıştım bile.

Sonraki yıllarda artık iki maaşını bir günde, hem eğlenirken hemde para kazanan armatör! olmuştum bile. Kaptan ehliyetimide aldıktan kısa süre sonra ikinci yatımızın siparişini vermiştik . zor oldu 2.5 yıl yollarda sürterken yatımızın bitmesi için bir usta gibi çalışıyor ve geceleri araba olmadığı için yatımızın içinde yağan yağmurdan ıslanmamak için naylonlara sarınarak yatıyordum. Yat bitti Denize indirdik ve Karadenizden Akdenize kadar sadece bir makine ve dümen ile akdenize gelişim beni helak ederken denizci olarakta pişirmişti. Artık kendime göre denizci olmuştum. Birkaç senede iki yatın yetmediği seyahat acentası olan ve diğer yatlarında işletmeciliğini yapan bir Aile işletmesi olmuştuk. Sonraki yıllarda üçüncü yatımızı yaptırdık ortaktık ve çalışması için ilk yıl borcu yüzünden yatımızı ortağımıza teslim ettik. ancak üç yat üç bakım üç masraf çok ağır gelmişti sonraki yıl yatı yine ortağa devrettik kaptanı ile manavgat çayına girerken karaya oturdular tüm gayretlerimize rağmen rüzgarın dönmesi ile dalgaların yatı parçalaması pek uzun sürmedi ve kısa zamanda üç yat yaptıran ve birini kaybeden bir armatör! olmuş tecrübelerime bunuda eklemiştim.

Sonunda kendi yatımızla yıllarca, günlük turlardan başlayarak mavi yolculuğa uzanan, Kaptanlık görevimi yaptım. Ancak son yıllarda kendi yatımızın kazanç kaynağından çok zarar kaynağı olması ile 2004  yılindan beri, motoryatlarda, yelkenli yatlarda ve katamaranlarda zaman zaman sürekli ve bazende transfer kaptanı olarak çalıştım. Çalıştığım yatlar içinde yeniden yapılanlar da oldu, yenilenen yatlar da. Kimi ile özel çalıştım, kimi ile charter yaptımve tecrübelerle donandım. Hep denizci olarak yaşadım. Seyahat acentası, otellerde market ve şirket sahibi olduğumuz halde hiç denizden çıkmadım. Yazın yatta kışın tersanelerde yaşadım. Tuzlu suyun tadını, rüzgarın sesini, denizin bazen dingin bazen hırçın insana adrenalin veren halini, sonrasında huzurlu sakin mavinin en güzelini ve bütün tonlarını, yeşilin dinlendiren huzurunu hiç unutmadım. başka bir yaşamda düşünmedim. denizi terketmedim hiç.

35 yıl olmuş hala umutlarım deniz üstüne. Bildiklerimiz ve tecrübelerimiz bizimle gitmesin yeni kaptan ve denizcilerimize ışık olsun diye çalışmalar yapıyorum. Açtığımız yolda Türk denizciliğinin yeni tanıştığı ve öğrenme safhasında, kaynak olmadığı veya bilinenlerin kişiye özel olması nedeni ile eğitime faydası olmayan bilgi ve tecrübeleri, yat kaptanlığını öğreten bir kaynak yapabilmek için uğraşıyorum. Niyazım, Rabbim bu konuda yüzümü kara çıkarmasın. çok sevdiğim denize, vatanıma ve denizciliği yaşam biçimi kabul eden denizci kardeşlerime bir katre de olsa yardımcı olabilmek isterim. Bana, çok az insana nasip olan bu güzel yaşamı bahşeden rabbime şükürler olsun.