Kaptanın Gözü ile Kaptanın Gözü ile kalafat ve önemi

Kalafatın Önemi ve Kalafatlamanın incelikleri

Kalın sargı ile yapılan kaplamanın ardından sargının iyice kuru olması tercih edilir iyice armuz veren tekne çok dikkatli şekli ile kalafat yapılır, ancak burada  kaplamanın da armuz  şeklinin de önemi çok büyüktür , dıştan biri birini bulan ama içten açık armuzlara kalafat tutmaz yani sargıda tahtalar yan yana çakılırken armuzlar sargının dışında hafif aralık fakat içeriye doğru kapalı olmalı hatta  biri birini bulmalıdır ki çakılan kalafat içeri doğru sıkışsın . tabii bu gözlem ile yatınızı kaplayan ustanın ne kadar usta olduğunu da anlarsınız.

Kalafatlama  ahşap yatlar için çok önemlidir, tahtaların arasını kapattığı gibi kaplama tahtalarının biri birlerini sıkarak oynamasını da önlediğinden düzgün ve dikkatli yapılmalıdır. Her armuz arasına göre farklı kalınlıkta kalafat demiri kullanılır ve kalafat yapılırken armuzların bozulmamasına çok dikkat edilmelidir.

kalafatın doğru yapılmış olması dikkatli bakılsa bile belli olmaz, iyi yapıldığını belli eden sebep tecrübeli biri tarafından dogru yapıldığını sesinden anlar,  her pamuk çakan kalafatçı değildir iyi kalafat çı kaplama tahtasının  ve teknenin ömrünü uzatır , fakat kötü kalafatçı armuzları bozar yaptığı kalafatta amacına hizmet etmez ve tahtanın ömrünü kısaltır .

En iyi kalafat yağlı kendirden olursa da artık günümüzde bulunmuyor, Onun yerine şimdi  artık katranla bükülmüş pamuk kullanılıyor.  pamuk  önceden kalın ve ince büküm olarak hazırlanıyor, ince büküm ilk sıra çakılan kalafattır ardından fitil tabir edilen iplik halinde bir kalafatlama yapılır ve sonra kalın büküm pamukla bitirilir ancak bu kalafat sistemi geçmişte kalın sargılı ve tahta kalınlığı 7 cm olan çektirmelere uygulanırdı, şimdi 4-5 cm kalınlıktaki tahtalara aldığına, tek sıra pamuk la kalafat yapılmaktadır.

Mal sahibi kalafatın önemini bilmediği için kalafatçının ücretini her zaman fazla bulur ve ben yaparım diyen herkese de inanır, yatı emanet eder ama böyle olunca  iyi kalafatlanmamış kayık, aylarca uğraşılarak yapılan emek ve göz nuru  denize inerken  boyalar armuzlardan  çatlayarak bütün emeği heba eder ve çok kötü görünür çünkü sargı tahtaları araları kalafata doymamış ve boşluklar doldurulmamıştır  elbette ki kızakta olmasa da  deniz şartlarında yine armuz yapacak belki de yaptığı su yüzünden  sizi zarara sokacak ve canınızdan bezdirecektir.

Bu  yüzden klasik yatlarda kalafat gerekiyorsa bunu yapan gerçek ustayı bulun ve pazarlığınızı tınlayana kadar yapın o ne demek istediğinizi anlayacaktır. yoksa harcadığınız zaman, karaya alırken ödediğiniz ücret, macunu, boyası, zımpara ve zehirlisi ile ziyan olacak belki de bir sezon size rahat uyku uyutmayacaktır dahası bu suyu basmak için harcayacağınız pompa masraflarını kalafatçıya verirseniz  rahat edersiniz.

Ve gecenin bir yarısında kayığınız batıyor dendiğinde neye uğradığınızı anlamadan soluğu kayığın kıçında alanlardan olmaktansa iyi kalafatçının hakkını vermiş olmanın verdiği iç huzuru ile rahat uyuyun yukardan yağmur aşağıdan su yapan yatınız rahatsız etmesin sizi.