Mavi yolculuk misafirlerine tavsiyeler

MAKSADIMIZ KAPTANLAR VE MİSAFİRLER ARASINDA UYUM SAĞLAMAK

Bu günün yatçılarının başlangıcına çok benzer şimdi size başka bir hikaye ve sonuçlarını anlatacağım. bu hikayenin başlangıcı tüm yatçıların başlangıcına çok benzer. Denizci olmak sebebi ile  meşakkatli geçmişi olan kayık yada yat sahibi olmak  adına her zorluğun üstesinden gelerek bu kayıkların  sahibi olmuşlardır diyelim bizim düşüncemiz ile.

Hepsinin de geçmişte yaptıkları işin başlangıcı denizdir. Ya balıkçı olarak, ya gemilerde denizci yada ilk mavi yolculuğu başlatanlar gibi süngercidirler.

Zor şartları yat turizmine tercih etmişler ve bu yaşadıkları hayat tarzı ve güzellikleri değişik misafirlerle paylaşarak, para kazanmayı seçmişlerdir.

Çoğu ilk başlarda baba ya da dede yadigarı teknelerini kullanarak başlamışlar ve giderek daha büyük daha lüks ve rahat tekneler inşa ederek hizmet vermişler, ve mavi yolculuğun başlangıcını oluşturmuşlardır şimdilerde  bu tekneler lüks  yatlara dönmüştür.

Elde avuçta neleri varsa ve yıllara yayabilecekleri kadar borçlanarak yatlar yaptırmışlar ve bu şekilde yaşamlarını kazanma yoluna giderek,  hem  yatlarını  hem de gezdirdikleri yerlerde  gururla  misafirleri ağırlamışlar onlara doğa harikası yolu olmayan koyları göstererek bildikleri yerleri ve denizi paylaşmışlardır.

Daha öncede dediğimiz  gibi ya sahip oldukları birikimi kullanarak ya da borçlanarak bu güzel ve öncekilerden çok daha rahat yatlara  zorlu bir geçmişten sonra sahip olarak bu yatları misafirlerinin hizmetlerine sunmuşlardır. Fakat bu pahalı yatların maliyetleri arttıkça, fiyatlarda hali ile biraz yükselmiş ve gelen müşterilerinin sınıfları da değişmiştir. Aslında devir değişmiş insanların beklentileri değişmiş,kaptanlar ve yat sahiplerinin yaşam tarzı da değişmektedir.

İşte bu nedenle  misafirlerin istekleri de değişmeye başlamış ve tüm bu lükse, rahata ve yeni imkanlara rağmen, amaç insanları tatmin etmekten gün geçtikçe uzaklaşmaktadır. Halbuki yatların imkanları zaman içerisinde değişerek  misafirlerin rahatları düşünülerek  son şekline getirilmeye çalışılmıştır. Bunların bazıları oldukça mantıklı tatile kolaylaştıran gelişmelerdir ve insana yakışan şekli ile oluşmaları sevindiricidir ki bunları tasvip ediyoruz, bunlar rahat tuvaletler, duşlar, ve kabinlerdir hatta rahat geniş klimalı salonlar geniş güverte,  güneşlenme alanları  ve yeterince gölgelik gibi daha emniyetli ve imkanı fazla yatlar gibi.

Yazık ki bazıları işi bu yelken kayıklarının üstünde bile jakuzi yada Türk hamamına kadar götürmüşlerdir ki biz bunu denizciliğin ruhuna yakıştıramıyoruz.  Elbette ki sözümüz her türlü lüks ve ihtişamı taşıyan motor yatlar için değil, zaten onların yapım amacı her tür lüks ü beraberinde denize taşımaktır ve bunun sonu yoktur bunu anlıyoruz ve yapılanları bir sanat eseri gibi hayallerin tahayyülü olarak nitelendiriyoruz. belirli bir kesime hitap eden ancak pek çok kaptan ve denizciye iş olma imkanı olan motor yatları ayrıca hem güzel bir meslek dalı hemde  denizcilerin ekmek kapısı olarak görüyoruz. Ama mütevazi!  yelkenli ile gezmeyi düşünen misafirlere sadece keyfe özel olsun diye jakuzi ve Türk hamamı da ekleyince,  işte o zaman yelkenlilerde ihtişam ortaya çıkıyor ve misafirlerin müşkülpesentlik boyutlarına varan istek ve arzularıda.

İşte bu nedenledir ki bu kadar ihtişamı yerine koymakta sakınca görmeyen yat sahibi bu ihtişamın devamı olan personel ve hizmetleri konusunda sürekli sınıfta kalmaktadır. Belki bir kısım yat işletmecisi bu standardı yakalamak için yetiştirdiği personel ile bu hizmetlere yakın hizmetler sunmaya gayret ediyor ama büyük bölümü personel maaşları  ve yatın giderleri yüzünden eksik personel ile 5 yıldızlı yat için seçtiği kaliteli denizciden 5 yıldız hizmet alamamaktadır, zira denizci geminin bakımı selameti ve temizliği ile sorumludur. ancak hizmet farklı  meslektir ve konuyu bilen işinin ehli personelin işidir eksikliği belli olur. her tür imkanı olan yat ta  hizmet beklemek misafirin hakkıdır ama buda gemicinin hizmeti ile yeterli olmaz. Burada elbette müşkülpesent ve iç huzuru ile sorunları olan misafirlere söylenecek sözümüzde var. Ama asıl sıkıntı bu uyumunda  denge bulunmayan yat işletmeciliğinin anlayış tarzında oluşan gereksiz ihtişamın misafirlerin beklentilerini nerelere getirdiği ile alakalıdır. bu nedenle gulet turizmi diyebileceğim bu güzelim maceranın ruhuna okuyanlar işte bu anlayış sahipleridir.

Tabii bu yazıyı sadece masum jakuzi ve Türk hamamı için mi yazdığımı merak edenler olacaktır elbette. Evet doğru bu değişimi başlatan ve takip eden bu anlayışın kendisidir.  Zira o masum jakuzi ve hamam yüzünden bu canım mavi yolculuğun bütün güzelliği ve esrarı kayboldu. O güzelim mavi koylar denize eğilen çamlar bu koylarda gecelenen Akdeniz akşamları ve canım sohbetler yerine, gereğinden fazla süslü ve pahalı  yatlar ve bu yatlara gelen misafirlerin de özentileri değişti.

İç huzuru ile sorunu olan arkadaşlarımızın hakkında yazacak şeylerimizin olduğunu da söylemiştik bunu yazmak zorunda hissediyorum kendimi zira o  çok ufak eksikler yüzünden sıkıntı çıkaran,  yat sahiplerinin hizmet sunduğu ve elindeki denizcilerden beş yıldızlı hizmet bekleyen, ne gördüğünden ziyade ne yediğini düşünen, ve misafir oldukları yatı sahibi edası ile kullanmaya kalkan, denizcilerin dünyasında olmadık şikayetlerle onları yaptıkları işe pişman eden, misafirleri gördük.

Kaptanın emniyetli bulduğu yeri beğenmeyip defalarca demir kaldırtmaya gayret eden, gün ışığının açısını sadece kendi için ayarlatmaya çalışan, yattaki denizcilerden en üst düzeyde hizmet bekleyen, ufak sorunlar ve bu sorunlara takıntıları yüzünden hem kendi tatilini zehir ettiği gibi yanındaki dost arkadaş ve misafirlerinde tatilini çekilmez hale getiren misafirler gördük

Hiçbir şeyden memnuniyet duymayan ve her şeyin en mükemmelini bildiğini zannederek, sanki işi bunları deşifre etmek olan, özellikle hanımlardan hatırı sayılır sayıda misafirlerin yatlara geldiklerini gördük. bu tezatı özellikle belirtiyorum abartısı yoktur bu tipteki insanların varlığını mavi yolculuk misafirleri de bilirler.

Güzelim yatları hayatları pahasına inşa edip sonra onları iyi deniz adamına yakışır şekilde  bakımını yaparak her yıl büyük umutlarla yüzdüren, bakımını, boyasını temizliğini yaparak gelecek olanlara hazırlayan,  her şeye ve her şarta rağmen gülümsemeye çalışan kaptanların aynı zamanda evi kabul ettikleri bu yatlar misafir olarak gelenlerin müşkülpesentliği ve  baş tacı ettikleri misafirlerinin bulunduğu yeri beğenmemesini anlayamaz.

Kendini evinde hakarete uğramış gibi hissederek bir köşeye çekilir. İşte bu sebepten o her yeri ve her köşeyi bilen tecrübesi çok önemli olan, seyahati başından sonuna organize edecek kaptandan iyi şeyler beklemek te hayal olur.  Kaptan, yaptığı işten keyif almayan, yolculuğun bir an önce bitmesine çalışan, ve olumsuz tutumunu da açıkça belli eden biri olabilir. Tabii her iki tarafında savunma mekanizması ters yönde çalışınca ortaya ne ev sahibine nede misafirlere  yakışmayacak sonuçlar çıkabilir.

Safariye giden insanlar o kadar  para ve zamanı harcıyarak o tozlu ve eziyetli yolu sadece görmek ve denemek adına vahşi yaşamda olmayı nasıl haz kabul edebiliyorlarsa, yata gelen misafirlerde bulundukları cenneti lütuf  sayarak, bulundukları anın tadını çıkarmayı ve küçük aksaklıklar yüzünden o çok özel tatilinizin tadı kaçmadan her şeye rağmen yaşamdan çaldıkları bu güzel anları kar saymalıdır.

İşte bazen bu nedenler yüzünden kaptan ve personel ile misafirler arasına  soğuk sular girmiş oluyor . halbuki herkesin nezaketi  ve anlayışı ile kolayca aşılacak olan bu sebepler büyüdükçe tatilinde tadı kalmıyor . kendi iç huzursuzlukları yüzünden barışık olmayan misafirler ve misafir oldukları yata ve kaptanına gereksiz sıkıntılar verenler yüzünden zaman zaman anlatılan başarısız tatiller ve sonuçları ortada.

Halbuki mavi yolculuğa adını verenler Cevat Şakir ler Azra Ahatlar o memnuniyeti yazabilmek için bu kadar lüks yatlara hiç sahip olmadılar. Ellerindeki belki de tuvaleti bile olmayan Algarnalarla  gezdiler gördüler ve yazdılar bu memnuniyetlerini.

Ne değişti de bu canım doğa bu birbirinden güzel bakir koylar ve bunca güzel ve rahat yatlara rağmen artık bu cenneti yazacak şair yada yazar kalmadı. Yada bu kadar lükse rağmen memnuniyeti bir türlü istediği yere getiremeyen misafirler.

Kaptan; denizi , denizciliği, denizdeki yaşam kurallarını  ve deniz adabını bilecek ve aktaracaktır misafirlerine. Çünkü kaptandan fazla denizi bilen olmaz.  İşte o bilende çeşitli yöntemler ile  misafirlerine gerekli ihtimamı gösterirken bir vesile ile  denizciliği ve adabını da öğretmelidir.  Öyle öğretmelidir ki yata gelen misafir lezzet dolu ve hayatı boyunca anlatacağı hatıraları beraberinde götürmelidir. Dinlenmiş, memnun, ve verdiği paranın değerini misli ile almış olarak.

misafirlerin Hatıralarında kaptanın ne anlayışsız ne kadar kaba hiç bir konuda fikri olmayan ve tekrar asla  ne yatını nede kaptanını ve personelini görmek istemeyen bir misafir gurubunu oluşturan kaptanın yaptığı bindiği dalı kesmektir.  işte o zaman bu konuda ne kadar başarılı olduğumuzu anlamak için yatçılığın bitmiş bir meslek olarak artık yat sahipleri kaptanlar ve denizciler arasında konuşulduğunu ve ailelerimizin de bu meslekte umutlarının tükendiğini görmek çok zor olmasa gerek.  Seçimi biz  yinede kaptan arkadaşlarımıza bırakıyoruz.

Lütfen bu yazdıklarımız kimseyi kırmasın. Maksadımız belki de yapılan yanlışların farkında olmayanlara ön bilgidir. umarım  anlattıklarımız öğretici,  uzlaşmacı ve tavsiye olarak akıllarda kalır.

Kimine! denizcilere misafir olmanın adabını öğretmesi, kimine de! o aylarca tahayyül ettikleri tatillerinin iyi ve sorunsuz  geçmesi için yanlarında getirecekleri arkadaşlarını ve guruplarını dikkatli  seçmeleri için  verdiğimiz tavsiyeler olduğu gibi kaptanlara ve personele düşende nerede yanlış yapıyoruz sorusunu kendilerine defalarca sormalarıdır.  misafirlerde bilmelidir ki tatil konusunda denizin dingin,huzurlu  ve enerjisi yüksek potansiyelinin alternatifi yoktur. Yat seçiminizi baştan yapar ve en detaylı konulara kadar sorarsanız  sonradan oluşacak aksaklıkların önüne kısmen geçmiş olursunuz.

Zaten bugünün imkanları ile seçeceğiniz yatın bütün iç ve dış resimlerini görmeniz mümkün bu şekilde seçtiğiniz yatı ve bu yatın personelini acentanıza sorun ve detayları öğrenin sonra bu yat çalışanlarını ev sahibi kabul ederek misafire yaraşır nezaket ve tavırla  isteklerinizi iletin. İnanın çok misafirperver çok candan, istekli ve koruyucu  olduklarını görecek ve onlara ait bu dünyayı unutulmaz anılarla yaşayacaksınız.  Zaten bu davranışınızla onları motife edecek ve ellerinden gelenin en iyisine sahip olacaksınız.

Sonraki senelere de asla başka kaptan mürettebat ve yat aramayacaksınız dediğimiz gibi sadece misafir olduğunuzu hissettirmeniz yeterli olacaktır. yoksa armutta sap üzümde çöp ararsanız veya kiraladığınız yattaki personele isteklerinizi yakışık almaz bir tavırla iletmeye çalışırsanız, tatilinizi zehir edecek sebepte siz olursunuz.

Tabii bu arada yat personeli yanlışları konusunda acentaların ne kadar hassas olduklarını bilmenizi isterim yapılan yanlışın kaptana nelere mal olduğunu anlatma gereği duymuyoruz ama bu yanlışlar haklı gerekçelere ve kast gerektiren tutumlara bağlıdır yanlış yapanları da aracı acentaya bildirseniz, acentanız gereken düzeltmeleri yapmak için sizin yanınızdadır hem mürettebattan kimse ile yüz göz olmazsınız  hem de kaptanınız şikayet konusunun kimden geldiğini bilmez ve düzelmesi için gerekeni yapar.

Beklentiler sonsuz misafirler kısıtlı, denize alıştıramadık milletimizi!!!  yüzlerce yat atıl vaziyette.  Sahipleri cansiperane bu yatları yüzdürmeye çalışıyor, yeni umutlar ve rızkları için. Her koy ve limanda yüzlerce yolcu bekleyen yatlar var. Senede dört tur yapsam beni kurtarır diyen zihniyetleri kendi başlarına bırakarak, bu seyre çıktıkça canlanan yatları makul şartlara getirip her kesimden insanın faydalanmasına açmak krizde yardım edecek unsur olacaktır.

Üzüntümüz sahiplerinin ekonomik durumuna değil, ama bu yatları inşa etmek için harcanan ormanlara yapılan emeklere, sönen umutlara, bunlar için ömür tüketen kaptanlar ve  denizcilere. Burada onları da düşündüklerini de hatırlatmak istedik.