Türk denizci ve kaptanlarının ekonomiye katkıları

Zaten hazır yetişmiş olan yüzlerce yat kaptanı var ülkemizde bunların büyük bölümü sahil kasabalarında doğmuş büyümüş ve yetenekleri genlerinden gelen denizci ve kaptanlardır.

Belki tamamına yakını guletlerde yapılan yat turizminden geldiği için, denizcilikten makinistliğe, aşçılıktan, kaptanlığa kadar her görevin içinde yetişmiş olduklarından, öncelikle yat turizmi için kendini geliştirmiş olduğu gibi, pek çoğu çalıştığı yatı sezona kendi hazırladığı için tersane işlerinden de anlayan, yani ahşap teknelerden, sac yatlara kadar  her türlü yatın bakımına yabancı olmayan, kıyı seyri ve yelkenden açık deniz navigasyonuna kadar bir yatta gerekli her türlü bilgiye sahip yetenekli kaptanlarımız var. ve maalesef bizim devletimiz  bu değerlerin farkında değil.

Ehliyetlerimiz ancak Türk kara sularında işe yarıyor ve hele en son zamanlarda 3 aylık kurslardan sonra imtihan hakkı verilerek adeta parası olana ya da ezberleyene verilen bu yeterlilik, Denizciliği kendine meslek edinmiş kaptanlara karşı haksızlık olmuş ve değerlerinin düşmesine sebep olmuştur. bu nedenle biz bu yeni kaptanların bilgi ve yetenekleri denenmiş  yat turizmini kendine meslek edinmiş kaptanların yanında en az 2 yıl 2. kaptan olarak çalıştıktan sonra 1. kaptanın referansına göre kaptanlık yapabilmelerini sağlıklı görüyoruz.

Ama yinede çok sayıda yetişmiş yat kaptanlarının da dış ülkelerde çalışacak fırsatı bulmalarının gereğine ve bu kaptanların personel eksikliklerini de kendi memleketlerinden karşılayarak istihdama yardımcı olacağına inanıyoruz. Böylelikle hem kaptanlarımız eksik kalan bildiklerini tamamlayacak,   hem de yat turizmini öğrenip arkadan gelen yeni nesil kaptanlara zemin hazırlayacaklardır. bu günümüz kaptanlarının en çok ihtiyaç duyduğu eksikliktir.

Yaz sezonunda bulduğu işle evini geçindirmeye çalışan kışın denizden uzak mutsuz ve evine götüremediği ekmek yüzünden özgüvenini yitirmiş kış boyunca evinde yatmak zorunda kalan yüzlerce cevval ve becerikli bu kaptanlarımıza yeni ufuklar açmak devlet politikası olmalıdır.

Bu kaptanların dünya yat sektörüne katıldıklarını düşündüğümüzde ülkemize getirilerini göz ardı etmememiz gerektiğini anlatmaya çalışıyoruz.

En önemli sebeplerin başında yat kaptanlarının maaşlarının ekonomiye katkısı düşünülse de asıl olan bu kaptanların yat sahiplerini eğer bir yat yapımı söz konusu ise ülkemize yönlendirmesi ihtimalidir. bu konuda ülkemiz en modern ve teknolojik yatları dünya pazarlarına göre en az % 30 ucuz mal ederek tercih edilir hale getirmiştir.

Yat kaptanı demek çalışacak personelinde büyük oranda Türk denizcisi olması anlamına gelir ki,  bu her yat için kaptandan başka çalışan dört ayrı kişi daha demektir ve elbette ki maaşları da, ve kaptan yatı karaya almak ve bakım yapmak gerektiği zaman,  ülkemizdeki  şartları bildiği için çalıştığı yatı bildiği yere  getirmeye çalışarak ve bakımını ülkesinde yaptırabilecektir. Büyük masraflar gerektiren bakımlarda hem yat sahibi az para ile çok iş yapabilmenin farkına varacak ve yapılan işin kalitesini gördüklerinde belki de tersanelere yeni iş imkanları doğacaktır.

Ülke ekonomisi bu yönde de gelişebilir, tersaneler yeni imkanlar kazanabilir, bu sektörde Türk yatçılığını layık olduğu yere getirebilir. bu nedenle yabancı yatlarda kaptan ve personel bulundurmak, ülkeye getirilen maaşların çok daha üstünde yat sanayinin gelişmesi ve ülkemizde bakım yenileme ve yeniden yat yapımı anlamı taşıyor.

Ancak yeniden tekrar ediyoruz ki devlet babamız elimizdeki ehliyetlerin kabul edilirliği konusunu yani beyaz listedeki ülkeler arasında bulunmamızı sağlarsa ve STWC belgelerinin Avrupa standartlarına ve  1995 konvansiyonuna göre hazırlanmasını sağlarsa pek çok denizciye iş imkanı sağlanacaktır. Henüz bu konuyu düzlüğe çıkarabilmiş değiliz.

Pek çok denizci ve kaptanımız henüz ekonomik olarak Avrupa nın çok daha altında imkanlar ile çalışıyor. nüfus kaybını bir türlü önleyemeyen Avrupanın gelecekte Türk denizci ve kaptanlarına iş fırsatları yaratması belki çok zaman almaz. Ancak bizim ön hazırlıklarımızı yaparak gelecek için apiko beklememiz gerekir. elimizdeki imkanları sadece Türk armatörünün vicdanına bırakmak işte bugün olduğu gibi binlerce işsiz denizcinin enflasyonuna sebep olur.

Denizciliği gelecek olarak seçmiş binlercesinin mesleği terk etmesine ve iş bulma şansı olanlarında ilk uygun limanda gemisini terk ederek kaçmalarına sebep oluyor. Bunu kimin görmesi gerek bu tutum kimleri memnun eder. Türk denizcileri ve kaptanlarını personel havuzu gibi gören bir kısım Türk armatörüne elbette.

Açtığımız bu farklı pencereye devlet babamızın dikkatini çekmek istiyor ve potansiyel gücümüzün kolay kullanılması için gerekli düzenlemeleri yapmalarını umuyoruz.